Alçak Merdiven!
Yıllar öcesinden açmıştım,
gönlümün kapılarını sonuna kadar sana,
değirmen taşı gibi dönüyordum,
sadece senin etrafında...
ama karşında bir acemi aşık vardı,
bir de merdiven,
merdivenin başında seni çok seven,
seni vatanı bekler gibi bekleyen,
........................................ben...
görmeyen iki gözün baktığı gibi,
görme umuduyla,
umutsuzca bakmış yollarına,
hem merdiven,hem ben...
hem taş yorulmuş,
hem değirmen...
çıkmadın o alçak basamaklı merdivenden,
çıkmadında ne farkın kaldı?
söyle, o alçak merdivenden...
bilirmisin ne zor çıktın içimden,
ardına bile bakmadın,
arkanı dönüp giderken...
ziftli yolların katranını ben içtim yokluğunda,
kan kustum kızılcık şerbeti niyetine,
faili meçhul sevdim seni,
yılların yakıcı acımasızlığında...
yarına kadar bilmem,
kaç kez düşer adın aklıma,
kaç sıtma nöbetinden hasarsız çıkar,
bu titrek,sevdaya ürkek bedenim...
ben seni bir gülün tomurcuğunda sevdim,
bir karanfilin goncasında sakladım yıllarca,
şimdi isterse atsınlar kör kuyulara,
yaksınlar beni ganj'ın kenarında,
külümü savursunlar rüzgarlara...
sen benim olmadıktan sonra,
kıyamet de kopsa,olmaz ki umrumda...