Ama Onlar Kuğu Kuşları
This poem was selected as the poem of the day on 17.04.2016.
bak yine
Momos'un tavrınca
ne var
ne yok
toplayıp gidiyor rüzgar
sabah bestesini de
yine tutkumuzda keder
hepten nefes darlığı
(ayıbın vahametinden)
bilmem nasıl kıyılır ki
ama onlar kuğu kuşları
oysa sübyanlar suya eş
oysa bugünü gözetleyen
ey Allah'ım neden git gide çıldırtır hayat
yalnız bizde değil ki mevsimlerde kar ayazı
ömrümüzde ne zulümler ne baskınlar yaşarken
oysa çocuklar için
göz pınarlarımız tersine akarken
deyimse gözlerimizin ortasındaki ışık
en asi rüzgarların suretine asılırken
imasız soy kitabı kayda geçirilirken
çehresinde damla kan görülmeden
tüm sübyanlara için-için yanan biz
biziz...
şimdi biçare belleğimizi yasa boğan
kelimelerce yıkım
apayrı komut sesi
beynimizi kemiren saat saat içinde
gün aydınlığındaki art niyet ( tecavüz)
söyle
iğrenç sakallılardan kurtuluşun çaresi yok mu
ki kendi kendimize yenildik
ah her yerde galip gelen
bir şeyler söyle
gün ne neşe
ne hikmet
ne de semavi
bilinen
kabul edelim ki sürülerce
kağıt gibi tutuşan çocuk
incinenler şafaktan şafağa
taze bahar
kızıldan kızıl gonca
dili lal fidan mı fidan
farz et baltalanıyor
ruhunu terketmiş gövden
n'olur bırak namı pulu
şahsen kimsesizlikten soldumdu
bize değil yeni yetmelere yardım et
zira ibadet gibi sus pus
günlerce bombalanan zaman
dilim varmıyor ki ayın yüzünde yokuştan aşağı utanç
öyle bir kıyamette ki mayıs duyuyor musun
topraktan fışkıran ölüm sonatını
ah bi anlatabilsem bitimsiz umudumuzu
acı yüreğimizde
ve sanki düştük şaraba
kuş beyinli denize
bu boğulmaktan beter
bakamayız bir gün sonrasına
sonramızı say ki ölümcül yılanların öcün de
bak yine rüzgarın yüzünde alay...