Anacığını Düşün
Sabaha ilmek ilmek örülürken çiçek kokuları
Bahar bir serçe sabisi gibi dallarıma dolanır
Karıncalar yaşamın döngüsünde birbirine ulanır
Ömür akıp giderken yüreğimin su tutmaz deresinden
Yaşamak urbası birkaç beden büyük gelir üstüme
Eli mahkum uyanışlarımda karanlığım uslanır
Denizin köpükten yorganına sarınırım usumu
Karşı kıyıların yaşam seslerine uyurum
Günümün ortasına pike yapar kuşlar
Güneşimi uzak ufuklara uğurlarken
Geceme komşuluk eder yıldızlar
Yalnız değilim!
Yanımda anamın aklıma kazınan
Çilekeş gözleri var
Yumarım gözlerimi çayırların döşeğinde
Bulutlar sessizce geçip gider ömrümden
Rüzgârın ninnisinde düşlere dalarım
Üşürsem anacığımın duasıyla ısınırım
Yalnız değilim!
Ne zaman yalnızlığa bulansam
Dizlerinde ruhumu uyuttuğum
Anacığım var...
Başının üstünde
Olanca haşmetiyle duran gökyüzü bile
Terk eder seni bir gün
Üç beş adımlık zindanda mahpus kalırsın
Yalnızlığın ağına takılı verir elin kolun soluğun
Zamanın heybetine şaşar kalırsın
Kendin bile terk ederken kendini
Bir anacığın terk etmez seni
Nice çıralar küllense de yüreğinde
Avuçlarının ayasındaki dualarda arınırsın