Araftayım
Nokta koyamadım, virgül bıraktım sahipsiz; Araf’ta kaldım, zaman durdu…
Otuz yıldır avuçlarımda tuttum zamanı,
kapatamadım şu kalbin kapısını.
Seni bir şarkının içli nakaratında,
bir şiirin kırık mısrasında sakladım.
Kimse bilmedi içimdeki zifiri kışı,
paltosuz, rüzgârlarda yalnız bekledim.
Gözlerinde sönmeden kalan bir kıvılcıma,
bütün bir ömrü Araf’ta tükettim.
Araftayım…
Adımlarım aynı yerde, geceler aynı renkte.
Senden kalan sessizlik büyüyor içimde,
kendime bile dönemiyorum artık.
Şimdi senden ne bir iz var, ne de dönecek bir yol;
bedenin uzaklarda, hayalin içimde kaldı.
Kovsam da gitmeyen tek yaramsın benim,
sen bende hiç yaşlanmayan tek insansın.
Ben elmayı sevdim, elma bilmedi varsın;
sana sitemim bitti, gururum suskun.
Nokta koyamadım, virgül bıraktım sahipsiz;
Araf’ta kaldım, zaman durdu…
Araftayım…
Adımlarım aynı yerde, geceler aynı renkte.
Senden kalan sessizlik büyüyor içimde,
kendime bile dönemiyorum artık.
Ve bütün yollar sustu.
Sesim sana varmadan kırıldı,
kelimelerim yolda kaldı.
Gecenin kapıları kapandı,
içimdeki uğultu tek başına kaldı.
Senden geriye bir gölge, benden geriye bir bekleyiş…
Sen benim hiç bitmeyen, o en derin şarkımdın.
Söyleyemediklerim sende kaldı;
ben Araf’ın kapısında üşüdüm.