Artık Susma Vakti
artık susma vakti
susuyorum...
sen içindekileri rahaça dök
ben bir köşede bekliyorum
her zaman beklediğim köşede
senin için gözyaşı döktüğüm köşede
tam yerimde bekliyorum.
sen konuş!
ben susuyorum
içindeki yaralar artık kanamasın
artık içinde bir şey, tek bir şey bile kalmasın istiyorum
susuyorum...
sen yeter ki mutlu ol
ben ikimizin yerine de ağlıyorum
yeter ki sen mutlu ol
hani demiştim ya o son gün
içinde bir şey kalmasın sor anlatayım diye
sen sor!
ben susuyorum
susarak dinliyorum tüm dediklerini
bir yandan da içimdeki yaraya pansuman yapıyorum
ama olmuyor!
her sözün o yarayı biraz daha büyütüyor
olmuyor!
yapamıyorum.
hani bir yaram vardı ya kalbimde
o durmadan kanıyor işte
sen anlattın ben dinledim ya
işte onun için kanlar akıyor kalbimden
dayanamıyorum kaçıyorum oradan
içindeki her bir söz çıktıkça dışarıya
ben bir adım daha uzaklaşıyorum oradan
çünkü artık seni sevecek bir kalbim bile kalmadı
artık hayata susuyorum
hayat söyleyecek ben dinleyeceğim
hayat diyecek ben yapacağım
gerekirse kefene sarılıp gömüleceğim.