Aş(k)çı İle Aş(k)ın Aşkı
'' Sen her ten renginden mutluluklar pişiren aş(k)çıydın
Bense mutluluğu yanaklara konduran ; aş(k) ''
Ben mutluluğa tutunup
Gözlerinin yamacından yanaklarına atlayış yapan
O küçük kız...
Pembe yanaklarına
Pamuk şeker tarlaları eken
Çürük dişleri gözükmesin diye somurtan o küçük kız...
Elma şekerlerinin kırmızılığına ömrünü adayıp
Şarabın kırmızısına vurulan o kızım işte !
Şimdi kapındayım
Ve sana pas tutmuş suskunluklar armağan ediyorum
En süslü hayatlara koyup...
Sen ;
En acı aşkları en tatlı tebessümlerle
Harmanlayan çocuk...
Büyüdüğünde bile canını acıtan aşkları
Ömrünün delik ceplerinde taşıyan o adam !
Özlediğinde gözündeki yağmurları geceye saklayıp
Sonrasında bir köşe başında otururken
Sigara dumanını ağlatan adamsın...
Unutulmuş hatıraların koynunda yatmışken ben
Dudaklarını değdirip ömrüne
Bir kıvılcımla canımı yakan adam !
Şimdi sen ıslak bir sabaha gözlerini açarken ;
Gör !
Aşk kesiği yaralarımı
Duy !
Yokluğuna çığlıklarımın kanat çırpışlarını
Ve dön !
Yoksa dibi tutmuş bir hüznü
Sindirmek zorunda kalacağız
Bay aş(k)çı...
Sevgilerimle
Aş(k)...
Not :
'' Yitik bir senin ardından
Tarihi geçmiş acılar çekiyorum
Ölmem an meselesi ''
....
01 Ağustos 2011