Ateş Sunağı
Tarih;
Mazinin gündönümü..
Kusurlu telaffuzumla diyorum ki,
Burnunun ucunda taşıdığın kibir ha düştü ha düşecek!
Yolunu şaşırmışsa huzursuzluk
Sana geleceği güne kadar kapını kapat
Keman ıslığıdır her daim anahtar lakin
Gözlerin anahtar deliğinden bakamayacak kadar bakir
Nedamet yeşili yollarını sardığı gün
Bahar akşamları bitap düşmüş olacak kollarıma
Açma kapını sakın
Şafağına setrettiğin tutkuların kızıllığına
Düş salgını baş göstermiş cümlelere bu günlerde
Öl desen ölecek kelimeler
Biliyorsun...
Zaman tuzsuz ve tadı yok nefesin
Telaşsız üzülüyor her bir çiçek toprağın kokusuna
Rezerve ettiğim tüm acılar çanak tutuyor kurak masumiyetlere
Ucuz mutluluklar serabında yıkanıyor tüm gözyaşları
Öyle ya,
Aşk'a susamış kemirgenlerin istila ettiği bir gemi bu
Güvertesinde kelepir kederlerin konakladığı
Son yolculuk olacak bu güneşin ateş sunağına
Ve gördüğün son kusursuz tebessüm
Sonsuz masalın küflü aynasında
Kursağımdaki yasak elma suyunda boğuluyorken
En güçlü fırtınalar
Hırslar batıyor sözlerime
Nezaket çivileri saplanıyor sonra
Dudak kıvrımından düşen
Bestelenmiş onca şarkıya
Bu öptüğüm son şehir
Buhurdanlıklarımda eski aşklar tütsülerken bedenimi
Muallakta yatırdığım geleceğe kapatıyorum gözlerimi..