Ateş Ve Su
Uzun uzun düşündüm
Düştüğümde dalımdan
Düşerkende...
Salkım salkım yeşilimden
İpeksi teninden süzüldüm ağır ağır
Kirpiklerin kapandığında buz mavisi titremelerle
Kollarımı açtım titreyen ateş busesine
Ateşe yürüdü su
Damla damla eridim içimde
Suya düşen damlaydı yüzümde gamzen
Senden başkasını görmeyen iki gözümde yüzün
Kalbimde simsiyah bir isyan
Sustum ölüm gibi
Vasiyetlik bir ağrı omuzlarımda hancerli
Titredi gözbebeklerim sana her baktığımda
Çırpındı kalb avuçlarında
Parmak uçlarımda cam kırıkları
Gidemedim ki senden
Anlaşılan ne yardan geçtim ne Serden
Kaderimi oynadım onuru ve gururumu yakıp
Dünyadan geçtim bir gölge kadar umarsızca
Saçlarına takıldım gül kokusu kadar mahsun
Cennetini kokladım her nefeste
Ateşe yürüdü su
Kanadı kollarımdan süzüldü kan
Kanadı kırıldı bir serçenin
Parçalandı bir yürek uluorta
Ağladı bir kadının dünya güzeli gözleri
Sigaramı çektim içimin kuytusundaki senliğime
Efkar dudaklarımdan ayrıldığında dondu gözlerim
Uzun uzun düşündüm
Kalbini...
Ağladım usulca adam gibi