Ayrı Dilden Aynı Saman Sarısı
...
ve kast Habil ve Kabil'denmiş
annemi de babam yedi
baban seni güzelim
en sevgili çağlayan bir ırmak bıraktı
gece mavisi
yüreğimden yüreğime bir dağ
susmakla bitmeyen sessizlik
boğuldum
bakma alnımın göz kamaştırdığına
çürüdüm Pia!..
sanırdım ki çocuklar hüzün ne bilmez
isterse dörtnala koşar
isterse aheste yürür
bilmem seni hayata kaç şiir taşır
kim bilir
beni kaç pamuk dokumasına benzer hayal
açtığımda gözlerimi
taşan göz ucum
mesela yaşamak nasıl içimdeki bu sıcaklık
ezelden boşluğa bırakılan bedenimin
kemik fazlası mı ki attığım her adım
ruhumda patlayan mayın
ama hayat hep fısıldayan nota olacakken
sanmakta acılar çarkı bir kıta Pia...
/Hey Allah
sabah-sabah
mektubun idamı olmaz ki
hem sonbaharda yazdım
bunlar içime saplanan güfteler
üstelik aynı saman sarısı
çocuk işçiler gibiyim.../