Ayrılık Güncesi
senden uzakta aldığım her nefeste ölüm sessizliği
yıldızlar dökülüyor avuçlarıma
canhıraş bir feryat bozuyor canalıcı susmaları
hayalime gelip oturduğunda gözlerin
bir nebze söküyorum nefeslere duyduğum bezginliği
kim söktü güneşi yerinden
buz tutmuş ellerim
dokunmak için uzansam saçların donuyor tel tel
ya kim çalmış yağmur yüklü bulutları asıldığı gökyüzünden
sözlere küsmüş dudaklarıma
adını sürdüğümde adın sürgünlerde
adının bir harfi kaç sürgüne bedel
senden uzakta aldığım her nefeste esaret zincirleri
havaya kattığım zehirde kokuna duyduğum özlem
korkuyorum içimle beraber dünya çürüyecek
gelirsen
ismine yakılmış türküleri dökeceğim avuçlarına
önce ıslanacak
sonra yanacak ayaların
gözyaşı tuzludur bilmez misin
türküleri yüreğimle besteledim
semazen gibi dönerken etrafında
gözlerinle vurdun
kurşun ağırdır
kurşundan da ağırdı bakışlarındaki vurdumduymazlık
olur ya okursan bu şiiri
parmaklarını gezdir kelimelerin üzerinde
her harfin arasına içimden bir göze bıraktım
dokunursun belki diye
sensiz
şavkı çalınmış ay gibiyim