Babama
Yılmaksızın hayalleri kabuslara..
Yenildi ömrünü çürüten yıllara..
Engellerle örsede etrafını kader,
savaşmaktan hiç yorulmadı..
İçten içe yanan bir dağ gibiydi..
Gözleri deniz gibi bakardı..
Dalıp gitsen dünyasına,
içinin en bucaklarını yakardı..
Doğrulamasada ayağa.
O hep koşar adımlarla kucakladı hayatı
ıssızlığında ellerinin,
bir dost bir kardeş eli aradı..
Hep yüreği parça parçaydı..
Battaniyeli divanında üstüne örtünce yorganını
yattığı yeri ''BABA'' kokusu sarardı..
Sıcaklığında babalığın,
ve hiç yaşayamadığı duyguyu tatmak için,
sarılmak isterdi bana
en içten duygullarıyla..
Ama ciğerlerinde ki kanser
engeller koymuştu doyumsuz sarılmalara..
Kanser bi BABA yüreğinde,
kızım büyüyecek diye..
Gece yattığından sabaha kadar
ağrılarına isyan ederdiii...
Gözleri ufuktan görülebilecek kadar derindi..
Sana sarılamadığım için doya doya,
BENİ AFFET BABA !
Yoklugunda yalnız bir gece
ansızın uçup gitti cennetine
hayallerimide götürdü gülüşlerimide, öldüğünde..!
Kimsenin duyamıycağı çığlıklar içinde
gözlerimizde yaş dolu bir vedayla ayrıldı bizden..
Açtıklarında babamın yuzunu bana
son kez görmek için..
Ellerimi yaslayıp dizlerimi
eğdim boynumu kıldan inceye..
Ağlamaktan da öteye..
BABA ! Diye bağırsam şimdi mezarına,
sarılsam o gül kokan toprağına..
Ve iznini alamadan yaşatsam seni mısralarımda
bana kızmazsın değil mi BABA ?
Doya doya sarılamadığı kızın babasına sevgilerle.....