Bazen Doğarız Yeniden
hani gözden ırak yalnızlık çekince içine
son yudum karanlığı,
kusarsın ya
devşirip dünden ne varsa
böğrüne çöreklenir
acının gün batımı
misal
elif konar köprücük kemiğine zamanın
öyle başlarken dua
kırılgan cemreler düşer şafağın avurtlarına
sarhoş döneriz
şehrin şimaline
geceden kalma üzüm tortularını, tükürüp
dilimizde kekremsi
yakamoz kokuları
parmaklarımıza yılışan, saydam yosunlar
kayarken
yörüngemizden kıyam
başı bozuk secdeler düşer, kıblesini şaşırtan yıldızlara
zühre olur ölürüz bazen
sabah ezanında
bazen doğarız yeniden
kilitleri kırılan meyhaneden
sırça köşke düşer hayalimiz
altımızda patikalar kayarken
tozlanır misal
dizlerimiz, düşe kalka
toprağı tutsan, savurur rüzgar
göğe tutunsan kaygan yağmurlar
yağarsın içine kırkikindiler gibi, sel boğar kadehi....