Beklenene Mektup
kokunu çiçeklerde arıyorum
şairin mısralarında ismini
baktıkça insanlara yüzünü gözlüyorum
konuştukları vakit ismini
ölmemiş insanlardan kalbini soruyorum
semaların ardında iklimini
geldikçe baharlara seni çiziyorum
içimi ısıttığında kalbini
bu arayış nedendir sorma
bana arsız deme sakın
devirdiğim yıllara toprak akıttım
güllerin üzerinden seneler gibi sıçradım
can pazarında nefesim oldun kovaladım
reva mıdır bu çektiğin deme
bilesin ki inleyen cihan değil
bedeni yakan güneş sahipsiz değil
canımı acıtan varlığın bensiz değil
nedir bu hasretin sakın deme
eksik olmuyorsun yanımda ateş gibi
sensiz geçirdiğim günler bana viran
uzletteki mektubun tenimde yangın yeri
kurduğum hayallerin baş ucu eksik inan
şu kıyametin ortasında dudaklarımı görsen
gülistan içinde dikenlere bir baksan
her gün seni düşünüp gelmediğinden
haykırışım bundandır dilimi sızlatan
sensiz hikayelerim yarım kalıyor
defterlerim kapanıyor ismini yazamadan
bağrımda hicretin gözyaşları akıyor
gönül tahtıdır bir başına yıkılan
hayran kaldığım sözler yorgun şimdi
cevher peşinde koşan ruh benim
bilsen ahım tutmuyor elini
elbette inleyen sabır zaman benim
haddinden fazla beklemedim mi
avare dolaşıp boşluğu sevmedim mi
sensizlikten kurumuş düşlere hayat vermedim mi
ziyade kötüyüm lakin biçare sanma beni
halimi anlamaya çalış demiyorum
gözlerine gam düşer dayanamazsın
kanla dolu günlerimi yaşa demiyorum
hayli zor işim sensiz bırakma beni
hicrana boyandım asla hevesin değilim
müjganıma baksan şimdi efkar eylemekte
umuda sarıldım sonsuz gibi geleceksin
aşkın kölesiyim lakin sen hapset beni
sonum ne olacak söyle bana
bu günahımla bana eziyet gecelerim
vuslat fikriyle salınışın geçer mi
can beni bırakmadan yola çık sevgilim