Biliyorum Gelmez Temmuzlar
Yolun kenarındaki banka oturmuş bekliyorum
Bulutlarda sonbahar siyah-beyazlığı
Emin değilim çoğu şeyden
Belki de bu aralar biraz renk körüyüm
Belki de vapurdumanı
Yapraklar ağaçları çoktan terk etmiş
Dallar kılcal kıraç ortada
Etrafta çiçek namına hiçbir şey yok
Yazık...
Şu arığın kenarındaki sıska çalılarda olmasa
İnanmayacağım hiçbir şeye
Güneşin güleçliği gitmiş günden
Üşütmüyor da rüzgârlar;
Sokuluyorlar saçlarıma usul usul,
Selam çakıyor bakışlarım avaze bir ayaza
Zaten güneş de farkında, modasının geçtiğinin
Yarısını gizlemiş dağlara
Bu bankta çürümüş mü ne?
Öyle ya, tahta mı dayanır yağmura
Zaten yazı görmek istiyorsan
Kışın yollarına yağmurda da yağmalı, karda
Gözümü kapatıp başımı eğiyorum sonra
Radyomda nihaventten mutluluk rapsodisi
Anlıyorum ki
Doğa bir çiçeğini unutsa toprağında
Benim içim acır.
Ben kıvranırım ulu orta
Anlaşılan özleyeceğim buğday tohumunun başağa gidişini
Özleyeceğim anlaşılan Temmuzlarımı.
Zaman da geçmiyor öyle kolay kolay,
Yelkovancık yoruluyormuş meğer
Zaman durağanlaşıyormuş
Soruyormuş dinlenmekten bitap düşmüş dudaklar şimdi:
Biraz sonra başımı kaldırdığımda göreceğim
İstanbul kokan Ankara evleri yeninde
Deniz olsa da baksak ne iyi olurdu değil mi?
Açıyorum gözlerimi
Gördüklerimden ısrarla kaçıyor gözlerim
Son sorumu yeniliyor hasretim
Ah bir bilsem...
Niçin her şey sen?
Tamam, hiçbir şey demiyorum da
Allah'ını seversen
Şu koca taşta mı hatırlatır seni,
Paydos benden!