Bir Eylül Meselesi
This poem was selected as the poem of the day on 20.10.2023.
Alışkanlığım ,alındığım, alınganlığım
Anlatamadığım, ayrılamadığımsın sen...
Küresel ısınmaya çare bulamadılar daha,
O yüzden ellerinin soğukluğu ulaşamadı ellerime.
Anlayamadım usulca kaybolduğunu bedeninden,
Üstüne çekilen beyaz çarşafın adını bile unuttum,
Her uykuya daldığımda göz ucumdan hiç silinmeyen…
Onca yükün üstüne çullandığı,
Paralel tahtaların altında kalanımsın sen.
Toprak bütünlüğünü kaybedip,
Tekrar tekrar toparladığım
Kırkına varan vuslatın en ağır özlemisin sen.
Gidemediğim diyarların var senin
Korkumdan değil ha!
Seni oralara yakıştıramadığından,
Kendimi gidişine alıştıramadığımdan.
Yoksa bilirsin sabahın ilk ışıklarını,
Nasıl da çözülürdü gece,
Gündüzün üstünü soyması,
Kan revan içinde yataklarda,
O tarifsiz acı...
Çırılçıplak bir güne uyandık 8 Eylül sabahı
Ne sekizden sonra gelen dokuzu, ne bu eylül ayını
Cumanın selasını, seninle yarışan cenaze konvoyunu,
Ve arkandan son kez sana bakışımı asla unutmayacağım.
Hüzünlendiğimden değil ha!
Kanadımın kırıklığından yazamıyorum artık,
Yoksa çok şiir birikti sana içimde,
Adına özlem diyor insanlar,
Bense satır kavgasında ömrümün.
Daha ne kadar gel(e)meyeceğim sana bilmiyorum,
E haliymiş bu ayrılışlar,
Mişli geçmiş zaman takılarına gebeymiş hasret.
Özlemiştim değil, özledim evet!
Bağıra çağıra bir pazar akşamı,
Komodinde unuttuğum sigaramın yanığı,
İzi kalıyor işte böyle ayrılıkların.
Giden bir çınar olunca,
Adam gibi bir ağırlık çöküyor omuzlarıma,
Bir Selanik sessizliği odanda,
Bir daha aydınlanmıyor artık ışıkların.
Gölgelerin duvarlarımın içinde,
Geri gelmiyor artık tının,
Eylül'lere kırgın, biraz da kızgın
Yakışmadı bu ayrılık sana be adamım...!
08.09.2023
Babama İthafen