Bir Irmak Seslendi Yatağından
Hiç gelmesin karanlıklar
İstemiyorum
Ilık temmuz gecelerinin
Esintileri ardından boşalan
sağanakları da
Varsın bu kök
Kendi yarasıyla kavrulsun
Yaşamın kılcallarından inen sızı
Öksüz kalsın
Durduk yere senden medet ummasın
Eğer al götür beni
Sonsuzluğumuzun mahşer yerine dersem
Bütün taş duvarları yık üstüme
Toprağa bele kıvranan düşlerimi
Dinmezse dinmesin sızılı bedenim
Son uykusuna yatsın mehtap
Bir daha uyanmazsa uyanmasın
Susuz kalsın kökler
Yaşam bulmasın dallardaki kızılcık
Bir ırmak yatağından
Kendi diliyle zamansızca boşalmasın ak sular
Tenhalarda yolunu şaşırsın arzular
Ortalıkta dolanmasın.
Ne vakit sabah olacak ki bilinmez
Bir çığ usulca düşsün isterim şimdi
Yeter artık bu acı yeter
Yüreğim daha fazla yanmasın
Sevdalı gönlüm durmadan kanamasın...