Bir Pazar Günü
Elinde gazetesini okurken acının
sirenlerini çalmıştır zaman.
çaresizliğini can evinden yüzüne
vurmuştur.
Kahvaltı sofrasında bir
tabak eksilir doyduğunu anlamazsın
içtiğin suyun dökülür kreci de ayrılığın kadehini acı acı içmiştir.
Önceki gibi değildir artık
Baktığın her şey anlamsız gelir.
Aynı hevesi yoktur zaman biletini kesmiştir
Giderken uzaklara ölüme davetiye çıkarır.
Okunmayı bekleyen bir kitap
ayracıdir masandaki tam ortasından ayrılmış yarım hikayelerde gizlidir.
Can olur cana mesnevidir.
Acıyı katıklar tabağına kırıklar
Her parçası dilimlenir..
çayın da soğumustur artık demi buz gibi...
Geecikmisse
anlattıkça dili çözülen kelimelerin dökülür dü
Ki sen sindir yerinde duramayan yazarken
Yeni mecaralara dalarken arka arka ya
ellerinde kuruyan güllerin
Saklı sayfalar arasında gözler in de
yağmur damlalari, nem birikir di...
Bitse de mürekkebin yedekte bulunurdu yazmaya aşık kalemin
Heveslidir.ölümsuz şiirlerin dostusun
bir şairin telli sazıdır..
ozanın dilindeki güftesi misafiridir
sesine ses olur yaraların
gönlünün sultanı na