Bir Ülke Susar Hiç Düşünmeden
kırmızıya düşer zaman
niyetler bozar kendini
yaşama umudu aranır...
zayıf halkalarda...
kaybedilirken yollar karanlıklarda
bir cocuk ağlaması gibi...
duyulur isyanı sokakların
umut düşerken bir çıkmaza
tok olur kahkahalar....
açlık çıkarken su yüzüne......
kör vicdanlar oynaşır yüreklerde
zülmüne zalim katmış sefalet
yoksul ordularına taşınır neferler
bu kaçıncı şehidi olur...........
ekmek savaşlarının.....
kenar mahalle aşkına.......
büyür yalandan bir şehir
kumdan kaleler gibi varoşlar
felaketin bayram yerine döndüğü
feryadın son nefesindeyiz
yine gözler yumuk kalır
yine köre vurulur insaflar
hesap soranın fermanı yazılmakta
sesler hüküm yemekte
susma aşkına boşalır cepler
gözlere resmi çizilir korkunun
tehditlerde boy alır ölüm...
sonunda bir çocuk doğar itaat eden
ve bir ülke susar hiç düşünmeden