Bir Umut
denize düşen yılana sarılır dediler,
izmaritlerini dişlerinin arasında çiğneyip son sigaralarının
zalim ayakları incitirken toprağı
zapta geçirdiler
acıyla hüküm verdiler,
bin yıllık emeğimi
mahsulümü tarlamdan kaldırmadan
üzerine ırmağı çevirdiler...
insan her seferinde de düşer miydi o denize,
sarılır mıydı o yılana
kanılır mıydı bu yalana,
bile bile ellerini soğuk bedenine uzatır mıydı
sokulur muydu yüreği delik deşik...
son sözü göğsüme bıçak gibi indirdiler
yılana
sarılır
dediler
son
hükmü
verdik
sandılar,
bilemediler
gün olur
bir gün
bir umut,
dalgaların eli boğazımdayken gene
değil yılan
yemyeşil bir fidan uzatır inciler dizili bileğini
bahar olur,
tutmak isterim
kırılmasından korkarım ama,
bilirim,
bilirim
güçlüce bir ağaç olacaktır sonunda
deniz sonsuzluğuna inat
başı göklerde...
gövdesine sarılacağım sonra,
sonra sonra
kollarımla tutunup dallarına
çıkacağım kıyıya,
boğamayacak
bu karanlığın denizi beni...