Bir Veda Hikayesi
This poem was selected as the poem of the day on 14.02.2019.
Sevdiğim...
Sevgilim diyemiyorum sana artık,
Gökyüzüm griye boyanalı,
kanat çırpmaz oldu,
kuşlar kalbimde...
Şimdilerde,
isim bulmaya çalışıyorum,
Yokluğuna...
Eşe dosta anlatacak,
bir bahane...
Canım derken,
içi titreyen yüreğim yerini,
titrek bakışlara bırakıyor...
Nasıl anlatılır,
katran karası gecelerin,
sabaha varamayışları,
sessizliğinde...
Dermanı kalmamış dizlerimin,
zihnimde cam kırıkları,
parçalanıyor...
Gelişine cennet adını koyan,
hayalim,
cehennem yangınlarından,
çıkmaya çalışıyor küllenmeden...
Sevdiğim...
Sevgilim diyemiyorum artık sana,
Başka kollarda,
Başka masalarda,
Başka kokularda,
ısınıyorken ellerin...
Varlığına can diyişim,
umudun ıslak yollarında,
çırpınıyor şimdi...
Bir daha hangi ele uzanır ellerim,
Hangi gözde kaybolabilirim?
Acımıyorum kendime,
Acımak değil bu ?
Fakat her şeye dayanır da bu yüreğim,
Ya başka ellere ?
Perşembeymiş bugün,
Sevgililerin Günüymüş...
Romantik şairlerden dizeler aşırıp,
çiçekçilerde buketler yaptırıp,
sevdiceklerine gönderiyormuş insanlar...
Ben ise hüzünlü şiirlerde,
buluyorum kendimi...
Bir Piraye oluyorum kendi içimde,
Bir Vera'ya bakıyorum...
Kafka'nın Milena'sı bile yalan olmuş diyorum,
Neyin Sancısı bu ?
Bitmez denilen ne varsa bitmiş...
Gitmez sanılan kim varsa gitmiş...
Geriye gri bulutlar bırakarak,
veda edilmiş,
sevdiğinin ellerine...
Ki o vedalar da,
Dahilmiş sevi hikayelerine...
14/02/2019 Adana