Bir Yalnızlığa Adanmış Mısralar
Hatırlarım mazinin sayfalarında geçmişin izlerini
Göz gözü görmez sigara dumanı
Ve hafif uyku aralarıydı gecemde
Bom boş odada yine yalnızlık kokusu sarmıştı etrafı
Dudaklarımın izmaritlerle öpüştüğü sigaralar, hep yarımdı
Ve fırtınada kurumuş yaprak gibi savrulup dururdu
Mecalsiz bir yanım ve hep yaşlı gözlerim
Ve yalnızlık tek yoldaşım
Ciğerimi ateşiyle daha fazla yakmasın diye
Yüreğimi dökmeye çalışırdım, sayfaların üzerine
Göz pınarlarımdan dökülen damla,damla,yaşları akıtıp
Acıları,hüzünleri,sensizliği,hasretini yazardım
Zemheri gecelerin en sessiz zamanlarında
Sonra gözlerim bulanıklaşırdı
Hani nefessiz kalır boğulursun dar gelir dört duvar ya
Penceremdeki bir yağmur damlasının solgun izine kıvrılıp
Hani öyle boynu bükük yığılır kalırdım
Hani bitkin düşersin ya
Öyle hayatından bıkkınca yatıp uyurdum
Buğulu bir pencerede, silinip, yok olmak gibi
Uyanırdım yeni günün sabahında
Yine aklıma gelen ilk şey olurdun sen yine
Bir de hüzün
Ki hüzün her yeni gün sahnede
Bir yıkımın yaşandığı zamanlardı yokluğun
Ve yağmurdu, bütün sensiz günlerimin adı
Ve sensiz her gün yağmur yağdı, gökler ağladı
Sensiz şehri bir sel aldı kaybettim kendimi
İşte o kaybettiğim selde
Boğulmuş bir çocuk cese(diy)di yüreğim
Yalnız
Kimsesiz
Çaresiz...