Bir Zaman Hatası
ah müjgan
müjgan'ım
hoş geldin
lakin
vakitsiz geldin
tıpkı zerdali çiçekleri gibi
gözlerini açtın erkenden
belki de bu yüzden
koruyamadık dallarını ayazdan
düşlerini yıkan rüzgârın
kıramadık ellerini
geldiğinde,
üstü başı dağınıktı öfkelerimizin
sürgün izleri vardı tabanlarımızda
kızıl kıyamet bir kıştı ki, sorma
taraçalardan süzülüp,
üstümüze yıkılıyordu yağmur
yakacak derdi, giyecek telâşı...
hem daha isim bulacaktık sana
ama yakılmıştı kitaplarımız
ve bıçak sırtındaydı hayatımız
anla işte
hürriyet mücâdelesi
can telâşı...
'hoş geldin' diyemedik
şimdi 'gitme' desek fayda eder mi deniz kızı ?
bilsen üzecekler seni
tek tek dökülecek güzellik pulların
bir yandan arz çekecek ayağından
bir yandan gök asılacak saçlarından
senden adını gizleyecek sır çiçekleri
incinecek sevinçlerin
gitme, kal ! desek
fayda eder mi ?
okumayacak mısın yine bildiğini ?
inat edip geldiğin bu dünyaya
inat edip dönmeyecek misin
okşayamadığımız cemâlini ?
...
incinmesin saçının hiç bir teli
bil ki;
biz hep içimizden sevdik seni
sen de
ne olur
içinden de olsa
bağışla bizi