Biz
oyuna dalıp yağmura yakalanan
iki afacan çocuk
aynı saçağın kuruluğunda iki yağmur kaçağıydık
saçlarımızda yağmur kokusu
tenimiz ıpıslak aşk
bilinen bütün sevdalardan bir kıvılcım alıp
öyle tutuşturmuştuk içimizdeki yangını
ahh nasıl y/akışırdık aşka
nasıl güz/eldik
onun kucağında bir bez bebek
benim cebimde cam bilyeler rengarenk
el ele koşarken o gizemli ütopyanın içinde
rakı ile su gibi karışırdık birbirimize
aşkın g/özü kördü
biz aşka aşık iki körebe
ben k/ırkına merdiven dayamış çınar
o dalları çiçeklenmiş kiraz ağ/acı
sarışın günebakanlar gibi aşka dönmüştük yönümüzü
korkusuz şelaleler gibi
en yüksekten en derine dökülmüştük
aramıza saf tutsa da akrepler çıyanlar
sfenkslerden gizli gizli su içirirdik çöle
cümle gün/ahlardan arınır
buzulla çöl gibi sevişirdik
korkmazdık haramilerin okundan, kılıcından
ahh nasılda gözü karaydık
gözü kapalı uçurumlara koşarken
dudağımızda en d/eli kanlısından bir ıslık
biz…
ateşle barutun öpüştüğü
o muhteşem patlamaydık