Bu Sus İçe
Kırdı tarih köşesinden
Çözdü alaşımı
Dokundular
-İçinde keşfi sürgün bir kâşif uyuyordu-
Aşkla sus çekilmiş
Antik inanç
Mahlasında üveyleşen dua
Baktım sabırla
Ruhun soluklanma zamanı
-Sabırsız ateşten doğdu dünya-
Doğanın kalbinde açılan sahra
Diz çöker her damla rüzgârla
-Zulme su taşır bedevi-
Gamlı seyyahlar toplanır dargınlıklar adına
Her ruh konar ten duvarına
Tanrı defterinden bozma üç-beş lafla
Muskadan kovulur elif ile mim
Tavaf ettiği dairelerde başı döner
-Can azat, yaşam per noktasında sevildiğini bilir-
Şimdi ayaklarım istese uçurum
Yolum yok düşsem derinlerine
İnci sıra akan ayazmadan
Sıkışan pınardan
Sarnıcı delik koyunlardan
Sızdım aktım
Toprağın nefessiz doruklarına
Göğsümde ölü sular
Göğsümde ölü sular
-Karşındakinde kusur buldukça kendini keşfeder insanlar-
Bu şiir,
Naile Sermin Gür
Nilüfer Akbay
Kader Tangut
hanımefendilere hitaben yazılmıştır.
Saygılarımla...