Can Suyum
ayrılık tozu serpildi yüreğime
ve asi bir hezeyan kapladı,
yatağımın sol yanına göz koyan,
kuş tüyü yastığımı...
güllerim soldu önce
ve sonra dikenlerim kanattı,
yaralarıma göz kırpan,
büyülü yalnızlığımı...
mavilere tutunmuş bakışlarım solgun
ve yüzümde yorgun bir ifade...
kim-liğim soğuk damgalara maruz
ve varlığım hep yanlış adreslerde...
ederi kaç kırıklıktır kalbimin
eceli göze aldığım halde,
neden hep uğurlayan konumlarındayım
neden sebebi ben olurum her sonsuz gidişin
içten içe,
kemirir bu makus talih
tükenmez sandığım,
devasa cesaretimi...
aynalarda uğursuz bir hayalettir sıfatım
ve sırlarım o boşluktan öte,
en yakın arkadaşım...
ederi kaç pişmanlıktır kaderimin
ciğeri beş para etmez şu feleğe,
neden bu kadar muhtacım
neden duramaz sevda ağacım,
kendi ayakları üzerinde
her gidenle,
bir yaprak düşer canımdan sessizce
kuruyup yapraksız kalsam,
- ki kalacağım-
kim can suyu olur bir daha köklerime