Cehennemde Ömr-i Tehi
Sokaklarda kan kokusu,
soluğu kesilmiş yaşamlar kadar korkunç...
kalabalıkları yarıp geliyor uçurumlar,
çığlık çığlığa kaçışıyor insanlar,
içlerinde dirhem kadar yok,
ölüm korkusu..
ateş-i cehennemin katları,
katları ki bir kayboluş kadar karışmış...
bir ses çırpınıyor,
duyulsun diye;
hayır olamaz...
sesi yok,
aks'i duvarlarına vuruyor...
sisler sarıyor göz kapaklarının,
kahveye çalan yokluğunu,
ki o bir varoluş şenliğinde,
nefes nefese...
zerre düşmüyor,
yüreklere yanmak kuşkusu...
bir dokunuş acıtıyor,
bir iç ses gibi,
bagırıyor konuşmacı,
ya da perde aniden kalkıyor yukarı,
birinci oyun...
koşturuyor sokaklarda,
kana bulanmış soluksuz canlar,
ki canlar ki,
yanmaktan korkmadılar...
asılı duruyor silüetin yoklugunda,
ki kanatıyor yüreğimi,
cehennem sıcagında,
boşlukta sallanıyor hayatım,
yaşam olmuyor asla..
ki yaşamak ki gözlerinden,
solumaksa...
koşuyor çaresiz bir akis halinde,
sesleniyor bilmem ki kaçıncı oyundan,
korkusuzca,
ömr-i tehi* diyor zamanın,
ki akıp gidiyor,
karışıyor yokluguna...
ve ellerim çaresiz bir haykırış,
kalıyor asılıyor,
boşlukta...
*ömr-i tehi; boş hayat ( H.Ziya'nın eserinden)
Temmuz/Adana