Çığlık
anlat ey bakışlarımın buğulu şehri
yüreğine hangi masumun çığlığı gömdün sualsiz
kaç çocuk tutundu hükmünün soğuk demirlerine
ve kaç sabaha taşıdın karanlığını
sustuğun yerdeyim hala
hala ekmek kırıkları gibisin yoksul avuçlarımda
aşım,da izin günahım,da sözün var
dokunma!
uzaklığını çiziyorum yorgun kanatlarıma
söylesem kaf dağlarına uzanır şikayetim
nisanı anlatırcasına ıslanır kirpiklerim
ağlarım.
anlat ey kumdan kalesi çocukluğumun
ey yalancı maslı yastığımın
ey sırtımı yasladığım soğuk duvarları odamın
ey düşümün çıkmaz sokağı misali şehir
söyle ey sebebi matemim
adın bir ananın çığlığında düşer toprağa
koynunda yarınlar vurulur zincire
sokak sokak savrulur yalnızlığın
seni sen taşır hazana
viran olur yıkılırsın ahında bir çocuğun