Çocuklar Uyanmadan
Yönümün güneyini en iyi ben bilirim
Kımıldayan kirpiğinde kendinden geçmek gibidir
İnsanların sularda ısındığı mahşer
Harfinle yaşlandığım mahallenin sapağında
Yirmi yedi kattır oturulan evler
Nar çiçeği gibidir sesinin taneleri
Yıldızları kabuk bağlar kaybolmaktır bu
Bazen görünürsün caddelerde artık sır
Ellerim poşet kokar gündüzleri sokakta
Kime dokunsam bilki sağır
Bir kuş konar duvağına o kadar güzel
Tüllenip durur büyür karanlık belki zor
Değişiyor dağlarım zaman ölüm yeri
Mum gibi gündüzlerde aranmayan
Beni gömüyor başka bir erkeğin elleri
Kan gibi serindir dokunmak acıya
Bulutlar islenir soba aralıklarında gecedir
Düz bir ovada ölmek fikrim ellerimde yonca
Bardak olmak isterim şöyle çiçekli
Su dediğin ellerimde kırılınca
Artık bir ayakkabı rafında ömrüm tozlu
Tezgahlarda katlanır az kalmışsa vakit kalbim
Nefesim araba kornalarının ucunda bir yerdemi
Hazırım yüküm karanfil olacaksa eğer
Çocuklar uyanmadan unutmasınlar emi