Çürümüş Gölgeler
ellerini hiç kirletmeden dokunabilirdin
ıslak çam ağacının rüyalarına,
her sabah bahar gelmişçesine
yaralarını içine ilikleyip
hikayeler açardın
ikiye bölünen yolun sonunda ayrılırken biz
bir başka ikisi buluşur
ve son kez göz göze değdiğimiz
an'a bayraklarını dikip
yürürlerdi geçmişimize
çok düşündüm sonra
nükseden bir aşkı avutmayı
ama tereddütle sıkılsa da mermi
kesin bir ölümdür getirdiği,
'yaz' dedi tanrı ilk emrinde
bileklerin bilir
I................................................................II.
dört ayağı alçıda sandalye..............................yatalak
dört mevsim emziren güneş...........................sütü kızıl bir anne
dört kutsal defter.........................................kağıt uçaklar
...............................şakacıktan öldürüyor
......................................leylekleri
.......................göç yollarına döşediğim mayınlar
geride
imge niyetine birkaç anı
ve uzun namlulu dizeler bırakıp
sürülmesin diye izim
12'nci yaşımdan 13'üme
tünel kazarak geçiyorum
gölgesinden elma toplayarak ağaçların
gözlerinde unuttum
taşlardan oyduğum bilyeleri
ağır ağır kapanıyor perde
son kehanet de gerçekleşti
bileklerim bilir