Dağınık Bir Şölendir Aşk
This poem was selected as the poem of the day on 18.12.2012.
Ve teker teker dağılır iştahsız merasim
Hüznü yüreğe sürükler azalan elleri
Düşler gölge şimalinde uzar
Geçmişin rüzgarı düşer gayya zulmüne
Eylül sesine bağışlar gökleri
Sarıp sarmaladığın biçare geceyi bile
Kendine saklarsın
Kim demiş uzaktır yarına ayrılık diye
Kalp ağrısına en yakın olandır
Ayrılık
Kabaran göğsünde kanar güneş
Yalnızlık korkusu düşer dağların yamaçlarına
Bir şölen daha başlar masalcı kuşlara
Sonra
Nakışlar çizer sürgün bulutlara gidişi
Ağlar sokak çocukları gibi
Oysa sokaklar çocuk doğurmaz ki
Sahipsiz bir ayazın
Yırtık hayal esintisidir aşk
Ayrılık öncesi
Secde ederken kirpikler güz sağanağında
Ve bir de
Kahpe sevinçlerin yere düşen reyyan gülüşlerinde
Ararsın o memleket gözleri
Kayıp ütopya yolunda sen aşk
Veda yankısında ıslanır baharın yüzü
Saymazsak dökülen yaprakları
Yapraksız bir dal kıpırtısıdır duyulan
Kızgın bir tomurcuk yanağında
Umut tanrılarında bekleyiş hissi
Örselenmiş bir
'seni seviyorum' cümlesi
Geride kalan
Ve bu cümle en çok susmayı sever
Nedendir bilmem hep geç kalır mevsimler
Hiç bir zaman ezbere açmaz yediveren
Sarılar düşer aklına nağmesiz bir mazide
Perçinler yüreğe yarasını hançer
Yokluk devinir ten ikliminde
Kızgın güneş ufuklarında bekler ilkyaz
Ya bir ürkek güvercin dokunuşunda
Veya vurulan uçurtmanın kırılışında
Fesleğen kokusunda dağılır akşamlar
Bir de martıların süzülen kanat uçlarında
Ölü taklidi yapan tanrılar
İhaneti gözlerinden öper katran gecelerin
Hangi sevgi dilinde konuşsun aşk
Dili laldir uzağa
Bildiği tek mevsim sonbahar
Kadife avuçlarında sayar kifayetsiz zamanı
Soludukça kan kırmızı kederi
Bir daha sevebilme ihtimalini
Düşler elleri
Unuttuğu masallar düşünce aklına
Avutur kendini
Suskun
Nazlı
Flu
Sanırsın çağlayan bir denizdir suyu
Ömrün en mutlu yerinde solar umut taneleri
Herkes bilsin ki şunu
Lehçesi bozuk bir dilde
Ölüdür aşk...