Dar Be
Önyargılarla büyüttüler bizi,
taşın toprağın kana bulandığı çamurlu sokaklarda
Mesela hain dediler diye Nazım'a,
sırf bu yüzden o güzel dizelerine rağmen,
onu okumak hiç gelmedi içimden.
Ahmet Kaya'yı dinlerken,
babam duymasın diye hep sesi kıstım,
dinledim içimden içimden...
Abdülhamit'i de kötüleyip durdular...
ah ne yazık ettiler,
ne yazık ettiler...
Sonra kitaplar türedi,
baktım ki esas hain içimizdeymiş,
kapatmışlar gözlerimizi,
gerçekleri yıkıp,
nefretten duvarlar örmüşler,
çoğu çıkar kokan, parayla müsemma duvarlar.
Kitapları da yakmışlar zamanında
tarihin birçok gizi, duman olup bulutlara karışmış,
külleri külliyen yersiz.
Menderes'i de asmışlar başvekil demeden.
şimdilerde aklıyorlar geçmişi,
aklanırmış gibi geçen.
Paçalar tutuştu tabi...
Dar sokaklarında hepsi genişletildi,
Dar be!
Bu sokaklar bize dar be!
diye bağırmasınlar diye.
Anlayacağınız şimdide susturuluyoruz
Alın size o çok merak ettiğiniz gerçekler diyorlar,
tabi işlerine gelen yerlerini gösteriyorlar,
gerçekler yine yalan, yine eksik...
Çamurlar değmesin, beyinler bulanmasın diye,
asfaltlar döşeniyor,
gözlere de koca bir gözlük,
pembe olacak ama,
toz pembe...
Artık geçmişi unutup,
güzel bir geleceğe yol alma vakti
sakın çıkartmayın gözlükleri,
çok iyi gidiyorsunuz,
bu kör halinizle.