Demek Böyle Ölünürmüş !
Kavgalar sürgün edilir fikrinden,
Hiç bilmediğin hayaller tutuklanır gönlünde.
Avlularda beklersin geri dönmeleri,
Geri dönmeler çoktan kalmışken mahşere.
Pembe dudaklarında gençliğe inat,
Buruş buruş türküler söylenir o vakit.
Alnın bir kelebeğin ömrüdür ya belki sonu,
Gözlerin sırata denk bir geçit...
Salkım taneleri gibidir göz torbacıkların,
Ellerine kirli yarasalar yuva yapmıştır.
Bedenin zor bir denklem değil aslında,
Dizlerin ufacık bir ağrıda çözülür kalır.
Kaybolursun susuşlar içinde, kaybolur dilin.
Dökülen sözlerin yüzünden ilmek ilmek asılırsın.
Söyleyeceklerinin hevesi varken içinde,
Belki çoktan unutulmuştur bile yasın.
Dert başta uçuşur bir karga sürüsü gibi,
Derman çölde bir avuç kumda saklanır.
Düşme peşine bir damla seraptır göreceklerin,
Her Mecnun'um deyişine de bir Leyla yasaklanır.
Yol acıtır canını, korkutur seni iklimler,
Bir mucizeye bile kalmamıştır artık geri dönüş.
Bir haziran akşamı bedenine zemheri iner,
Dersin ki demek böyle ölünürmüş...