Detone Olmuş Bir Notanın Kırılgan Yeri
Sesi sesime değmedi
Detone olmuş bir notanın kırılgan yerinde asılı duruyorduk ikimiz de
Sadece birkaç sözcük yasak demek isterdim
Ama
Dudaklar mühürlüydü
İniltiye gitmeyen her yol
Kapılarını kapatmıştı üzerimize
Ah sesim
İnledin
Sadece inledin sanki anlayacaklarmış gibi
Ama dudaklarındaki mührü kıracak bir melek inmedi ki daha yeryüzüne
Tadı damağımda kalmış anlar sarkıyor parmak uçlarımdan
Ne zaman dilime değdirsem birini
Kanıma dokunuyor karanlığında saklanmış zehir
Düşüyorum sesinden
Düşüyorum ölüme
Eğer vaktinde gelirsen
Tutar mısın ellerimi ölüme karışmadan önce
Ah ömrüm
Yanıyorsun yine saman alevlerinde
Ama seni söndürecek bir nefes daha üflenmedi ki gölgelere
Bata çıka yürüyorum çöllerini tanrım
Batıklarımda nice şehirler büyütüyorum sana doğru
Siyahın adıyla
İsyanın tadıyla besliyorum kuşlarımı
Başımın üzerinde daireler çizen kızıl gözlü yavrular benimdir
Annelerinin göz bebekleriyle doyuracaklar aç karınlarını
Ah canım
Yine yoklukta arıyorsun varlığını
Ama kendinden eksilerek tamamlanacak bir beden yaratmadı daha Tanrı
Biliyorum
Gidişimle yeşerecek cennetteki çimenler
Ayak izlerinin bile okşandığı
ve
Ayıplanmadığı
Başka diyarda buluşacak tüm eksik ruhlar
Tamamlanan yanımız öylesine güzel olacak ki
Kendini parçalara ayırmak isteyecek eksik doğmayanlar
Ah vaktim
Doldurmak için kendini nasıl da hırpaladın zamanı
Ve nihayet beklediğin kadar zamanı doldurdun heybene
Duyuyorsan eğer beni ruhum
Yetişsen bile sakın ola ki tutma ellerimi
Her şeyi geride bırakma zamanı çöktü nihayet gökyüzüne