Dilinde İsmimin Hitabı Ölmüş
Yüzünde eksi bir aşktan kalma çizgiler gizlemişsin
Adımı diline alırken dahi eskini özlemişsin
Kalbi kırık zamanlara gizliyim Can!
Bilmiyor yüreğin hala, ne çok sevilmişsin...
Git benden diyor bütün hitapların
Yakma içimin sönmüş ateşini
Uzaktayım diyor içinin sen yanı
Bilmiyor can,bilmiyor yüreğin içimin sevdasını...
Unutmaya yeltenince ,
Tükeniyorum.
Her sabah güne başlamak yerine,
Ömrümün ölümüne gidiyorum.
Rızasız bir helallik oluyor geride kalan
Tarumar bir uyku çekiyorum gözlerime,
Gözlerinle yürüyorum ölürken bile...
Hasreti büyümüş sözleri taktım saçlarıma,
Yaşama dil uzatan bir ölüm diliyim şimdi.
Sen yaşıyor farzet,öyle bil beni,
Ben kendimi toprakta izliyorum...
Gül dalında kurudu,baharı yok bu gidişin!
Yaza düşen nefeslerin kuraklığı gibi
Sözcüklerini yazlarıma gizlemiştim.
Şimdi
Sustum, ciğeri peş para etmez bir ayrılıkta!
Kan kızılı bir şiire bıraktım gülümseyişleri
Ölümcül soluklar buldum kapı seslerinde.
Her kapıyı ölümüme açtım.
Ölümüne yandım bu dar sokaklarda!
Altı üstü bir ayrılık ölüm değil ya.
Sözünü bir ben diyemedim,
Bir ben silemedim gözlerini!