Döndüm Kuru Bir Oduna!
Nafile gözü kara sevdaya, yanan hep b e n d i m,
bu aşka birgün ağlasaydın eğer,gözyaşı selinin önünde,
kollarını açıp, set olup duracak yine bir b e n d'i m...
Kabuğunu kaldırdığın bu yara,iyileşmez y a r a'd ı,
hadi kanattın da, bir daha yeniden,
söyle acıdan hüzünden başka, ne işe y a r a d ı...
Yıllar önceydi aramıza örülen a ğ'l a r,
bu sevdayı duyan duymayan herkes,
acıklı halimize şaşırıp,hıçkırıklarla a ğ l a r...
Geçti özlemle dolu, nice zamanlar ç a ğ'l a r,
bu yürek sensiz, senden hep uzaklarda,
bir tek senin için umutsuzca ç a ğ l a r...
Gönlüm gördüğü her dilek ağacına,çaputlar b a ğ l a r,
sen yoktun ne bahar da,ne hazan da,
hasretin yakıp hoban eylerken,zamansız bozuldu b a ğ'l a r...
Adın yanık bir türkü'ydü,her an bağrım da ç a l a n,
ellerin kapımın üstünde bir tokmak olmuştu,
her gün dertli odamın kapısını ç a l' a n...
Yokluğun gözümün önünde,çok uzun bir a l a n,
büyülü bakışların dı,hep etrafımda dolaşan,
sadece sen değil,hayalin idi,hep aklımı başımdan a l 'a n...
Fidan gibi yemyeşil ağaçtım,döndüm kuru bir o d u n a,
sevdik sevdik de, ne oldu sanki,
kandık güzel bir söze, yandık hep aşk o d'u n a...