Doruk
kalbime söz geçmedi
ne varsa yaşanacaksa yaşanacak
fütursuzca
yaşadı,gördü ve
inadından hiç vazgeçmedi
gülüşlerinin mabedinde
kırmızıdr karanlığım
ve avutamam geçmiş zamanları
benim hırçınlığım
aslında kırılganlığım
ve uyku basar tüm nefretlerime
kirpik aralığından gördüğüm
üzerime korku salan
dört duvarımı elemdir saran
ve masallrmıdaki çocukluğumu
bitiren bir yokmuşum
şimdi neye dayanacak yüreğim
beyazlarımı kirletmiş karanın isi
kederlerime oturdu,yerleşti bu isin pisi
bu yüzden hep döndüm donduran güneşe yüzümü
bu yüzden kapattım beni boşa avutan kadere yüzümü
bütün özlemlerimi okşadı gizli ümitlerim
hal böyleyken
neye uzanacak bu boş ellerim
öyle mücadeleydi ki içimdeki onurumun direnişi
erken ihtiyarlatmaktayken dünyanın hali
yenmekti tüm zorluğu
değerlerim uğruna
kaybetmemek için
ama yinede kanattı özümü
zalim felek bilmem niçin?
duvağımın tellerine
bulaştı hep düşmanımın nifak çamurları
yetmedi kaderimi yıkamaya
hüznümün kızıl damlaları
şimdi
saldım bu iflah olmayan kalbimi
rüzgarın estiği yöne doğru
belki yuvarlanır, bayır aşağı
belki yakalar bir gün kovaladığı şansı
ve görür,mücadeleyle ulaşacağı,doruğu