Dost
ulak bir güvercindir kapımı çalan beyaz kanadıyla
elinde rengarenk gülleri
sırtında yağmur taşıyan
abdal derviş selamıdır aldığım
gecenin şarabi yorgunluğu
yapışmışken bedenime
gözlerim mahmur gün ışığında
sarhoş duygular vuruşur yitik dimağımda ...
/ bir katre de benden kat deryana dost /
kardelen sıcaklığında saklarım nameni
üşüyen ellerimle avuç avuç ve
harlanmış fırın buğusunda pişiririm somun'umu
içine kattığım adamlık mayasıyla
/ zülfikar keser ekmeğimi bir dilim sana dost /
avu'lanmış yemeğim
katran karası gecelerde
ıssız köşebaşlarında ararım
belam nerdesin
kim korkarki senden
senin soğuk yüzünden kim korkar
ara sıra yokladığın benmiyim yoksa
ölüm meleğim sen mi geldin...
/ mantus yalvarırsam sana puştum kendim için
para ederse adamlık can içre can olayım dost /
yitik sevdalar düşlerim
bıkmadan usanmadan
köroğlu yüreğiyle
karacaoğlan teliyle
türküler söylerim inatla
acıysa hayat dediğin
zıkkım olsa ne yazar
"acıyı bal eylemedik mi"
/ daha söylenmemiş türkülerimiz var dost /
01.02.2007