Dostosevski'den Katerina Nikolayevna Aliko'dan Budala Lambert
Katerina Nikolayevna
kıpkırmızı kesildi,
birden tükürdü onun yüzüne
gitmek istedi
hızlı adımlarla...
Budala Lambert çıkardı
demirden, çelikten
paslı tabancasını,
herkesi kendi gibi
sanıyordu alçakçasına...
/...Lambert../
"Sanmayın beni bir budala, bela
bende zaman zaman
mahzun köşeme geçerim,
yorgun gözlerim sislenir
süzülür geceye yağmur taneleri
adeta.
Sanmayın beni fesatçı, fırsatçı
bende etten kemikten
dertli bir ademoğlu,
can canandan daha tatlı.
Hayın gecenin ortasına bıraksam
yarı çıplak nidayı,
hani en ateşlisinden
bir kibrit, kavı tutuşmuş
delikanlı bir duman
sigaranın son nefesine kadir.
Sanmayın beni baruttan öte
ahmak bir kızgın,
yeri gelir şımarık, yeri gelir budala
mavi tutkularım korlanır
taparcasına,
lacivert dileklerim
bir yıldızın kuyruğunda
gizlenir.
Dizlerinin dibinde elpençedivan,
yeter ki ferman
sen padişah, ben hakir bir çar,
ölmek kadar
yaşamanın da çaresizliğini
hissederiz o an ...
ALİKO