Drama Talimi
beyaza çaldı rengini kader saçımın, elleriyle,
dudaklarıma fırtına esmekte, hep haykırış dilimde,
sesime karışmakta sağnak yağmur, çığlıklar yine derinde,
parmak uçlarım çürüdü kağıttan uçak yapmaktan ellerimle,
korkuyorum artık uçurumun kenarına düşmekten, günden güne.
kirpiklerime salıncak kuruyorum, huzuru burda bulurum diye.
ama bir soğuktur siniyor göz kapaklarıma, sarılıyor sessizce.
her rıhtımdan kalkmadan, batıyorum yüreğimle, baktıkça gözlerine.
dramındayım aşkın, bekliyorum şu kara bulutlar aka döner diye,
ak saçlarım kadar mutsuz etmesede, umudu var gökyüzünün de.
bir çığlık savuruyorum gökyüzüne, inletsem yeri; duyulur mu?
üzülüyorum içimi derinden koparan şu yalnızlık elemine.
her karayı ak görsem, kandırışım kendimi, gerçekten umudum mu?
uyan! desem içimdeki çocuğa, dinler mi bendi gibi beni de?
geride bıraktığım her bi mazi, umduğun kadar umutlu mu?
bak! bak gözlerime, içlerinde nefret var.
usandım artık insanları yalanlarla kandırmaktan.
ecelden korkmazdım, korksaydım yalandan korktuğum kadar.
fakat fayda etmez hiç bi gerçek, sahneye bir kere çıktım,
açtığım o sayfalar, mahşerde dahi kapanmaz ardına kadar.
şimdi kapımın önüne sindim, melekleri bekliyorum.
Babilin asma bahçesinden kopardım gülü, kollarına al hadi, düşlüyorum.
bi gün gelip çalsan kapımı, huzurum kalpte hazır bekliyodur.
bakarsın gözlerim dolar, zaman daralmadan önce çok gülüyordum.
ama hala yoksun, riyakar bir beden ve ellerim buz kesmiş üşüyorum.
kapatma avuçlarını, öldürme içindeki o saklı kelebeği.
ben özgür değilim şimdi, kanatlarımda yok bulmak için o meleği,
kaderle boğuşuyorum, dramın sonlarındayım, nefes almak yakıyor ciğerimi.
kış mevsimi kar düşmeden, aklar düşüyor kahverengi saçlarıma,
gel de bir halimi sor sevgili, nasıl biter hayattaki bu arsız saçmalama?