Duyuyorsun
Beyaz bir kadının not defterinden
Son sayfa...
''Ya RAB,
zorbalık var diye haykırıyorum sana ama kurtarmıyorsun!''
Tırmanma sırasında
İnsan kendini bir şeylere adar
Senden yönümü aldım mı
yalansa hemen özümü al
''Bazı geceler dul kadın gibi ''derler
Bence kimileri öyle kuvvetlidir ki
Misal ,dağı ufalayan incir suyu
-Başı saçı ak yapağı gibi beyaz
Bu yüzden kimileri
Her ne yana dönse yıldız tozları
Dik başlı ve gururlu
Saf gözlü oldun mu kefene sarılı can gibidir zaman
Olası zamanı saatin 25'ine kurmak
En çok yitik hayatın içinden rüzgar gibi geçip gitse de an
Kuru esen yel boran
Duyuyorsun
Kıble bilmedim mi zamanın şiddetini
Ben ayrılmadım ki şehadet bildiğim dakikalardan
Ölçü taştı mı sakınmalar tükenmez mi
Ne zamana kadar yaradan sızı sağmak
'' Bir ihtimam bir ihtimam'' diyorum
Ar damarımdaki çiçekler solmadan
Yetmez mi göz bebeğimde açan ters laleler
Laleler ki günahlara yüz sürmeyen hüzün
Bundan mı günün iki yüzünü görmek mümkün
Hani başım dağılmadan önce de
Irmaklar gürül gürül akardı
Bitkin kanat çırpınışları
Can havli soluklanmadım mı
Düşlerde ve denizlerde keşke söylese Ege
Kubbeden yükselen seste dilemeden hala çimenler açar
O ne hikmet
Üstüne titrediğim aile masalları o vakit gökkuşağına sarılırdı
Gün aşırı yağmur yağardı gök duruldu mu
Senden bi bereket
Irmaklar gibi usulünce emrin kadar ağlamadım mı
Mevsimlik tatta ceza niye
Susamıyorum melekler şahit
Filizlendikçe parlak can
Maden gibi ışıldamadı mı
Yüzüstü yığılmalar can üzer diye
Yıkılmadım da ne oldu
Gitgide sesim çekiliyor gönlümden
Oysa yaşamı öyle etkin kıldın ki
Son nefesimde de esecek meltemler
İlle de sular akacak ve dönecek değirmen
Görüyorsun
Böyle mi çürür tabiatın hür basamakları
Ki neden geceden önce karartıyorsun
Tövbeleri bozmadığım günden beri zorbalık felaketten öte
''Ömrüm'' diyorum çatırdayan ömrüm
Yetmez mi
Katlanmaksa çığlık çığlığa
Beni duymuyor musun
...
-Ama kurtarmıyorsun..