Ellerin Eylülü Yakıyor
Tütün sarısı bir mevsimde
Uzak resimlere saklanan
Eski bir şehir de
Denizin kokusunu çekerken içime
Kendimi düşündüm
Yağmur yoktu
Ve sıcaktı hava
Temmuz artığı bir öğle vaktiydi
Bütün saatler yorgundu
Kaldırımlardaki ayak izleri
Silinirken rüzgarsız
Eğreti bir tebessüm gibi
Dokundu eylül gözlerime
Körfezin elleri soğuktu
Paydos saatiydi martıların
Karamsar bir akşam
Sarhoş şarkıları getirecekti
Korkular dolacaktı odama
Esir cümleler
Dudaklarımı yakacaktı yine
Bütün otobüslerden nefret edecektim
Sen gidecektin
Şimdi
Tütün sarısı bir mevsimde
Ömrümün ihtimal kavşağında
Yeni zamanların
Umutlu türküleri dudaklarımda
Adımlıyorum gecenin karanlığını
Bahar yeşili cümleler dökülüyor ellerimden
Ellerin sürgün tutanağım oluyor
Ellerin eylülü yakıyor
Isınıyorum