Erguvan Saati Olsun Zaman
Şimdi mevsim sonbahar
Hüzün bulaşmış camlara
Her yanda göçmen kuşlar
Bir evden diğerine uçarken
Yorgun bedenleri günaha düşmüş sanki
Çocuk yasaklı dar sokaklarda
Bacalardan musiki tadında şarkılar
Yükselmeye başlamış bile
Göğe doğru, aheste raksıyla
Eskiden zümrüttü ovaların
Şimdi sararmış gölgelerinde
Yeşerme hayalleri kalmış geriye
Katran karası düşlerim gibi
Benim gibi
Ebru desenleriyle süslenen
Yarın öykülerim
Soğuk kışın ayazında
Çatlayıp dökülmeden
Sevdi çiçeğimin masum ellerine
Ve...
Ağlamaya hazır gözlerine
Bir düş kursam
Har olan günler hatırına
Granit tadında gelen buz mevsimine
Şimdi erguvan saati olsun zaman
Yayılalım gölgesine kaygısız
Dertleri de saklayalım şu çobanın heybesine
Onun kadar mutlu olalım
Yine zümrüt olsun baktığın her yer
Yine çağlayan pınarlar
Ve yine sen ol baharın ışıltısında
Piknik havası ulaşsın ruhumuza
Şekersiz içelim çayımızı
Tadını düş versin
Ruhu azad kuşlar geçsin önümüzden
Ve ayrık otlarını resmedelim tuallere
Uğur böceklerini salalım göğe
Hangi yana giderse
Gidelim çırpınırcasına yalın ayak
Ardı sıra hikâyesine
Ve uyanmadan düşünden
Birde uçurtma salalım bulutlara
Selamlaşalım
Kıyısız
El sallayalım
Aşık ruhlar ülkesine
15.09.2012 / Şair-i Gülhan...118