Eskimiş Umutlar
eskimiş umutları hurdalıkta can çekişirken
yitik sevdasını yırtık bezlerle asar kadın,dar ağacına
her bastığında titretirken,yosma kaldırımları
ezik kaderine atar şuh kahkaları
şakaklarından süzülürken günah terleri
içinde hep sancılara gebe kalır
korkar geceden
serzenişlerde sessizliğiyle
izbe köşelere saklanır
ne kadar pempeleri sevse de dudakları
gönlü ve ruhu her gün batımında
turuncuya boyanır
asalak bir sürüngen gibi toprağa yapışır
cümrü ne kadar ki
koşsa adımları ancak arpa boyu yol alır
doldursa kapları kader bal yüklü kovanlarla
mutluluk taşsa mabedinde,kovalarla
ruhu heyecanı kaybettikçe ölüyor
öp gözlerinden, alnından gece
ört yıldızlarla,gri bulutlarla sakla kadını
o öylesine utangaç o kadar çaresiz ki
eskitmiş tüm umutlarını
bak hala saklıyor kaderden kendi adını.