Esmer
bir esmer geçer penceremin önünden
kız mı
dul mu;
melek mi
yoksa kul mu bilemem!
seke seke gider kaldırımda
şeker gibi adımları,
kuş mu
benim gibi sarhoş mu çözemem!
bilek ince
bel ince...
yaylandıkça dalgalanır saçları
koynuna girer alevli uçları,
ardından koşar gözlerim
göğüsleri köz mü
iki heceli söz mü göremem!
bir esmer geçer penceremden
derde derman
ölüye can...
kıvırtır kalçaları
savrulur etekleri
bacakları başka âlem...
yakar bastığı taşları
kim bilir kaç baş eğilmiştir önünde!
etek ince
ten ince...
gördüklerimi gören delikanlılar
peşine düşerler ıslıklarla,
laflar atılır
cakalar satılır;
rakılar içilir
çakılar çekilir bir nefeste...
bu esmer nasıl sever
bu esmere sevda biçilir mi hiç!
yürek ince
aşk ince...
bir esmer geçer her akşam,
fırtına eser sokakta;
dudakları başka eser
gamzeleri başka!
kandil asar kirpikleri
gök damlamış gözle...
amaan!
bana ne!..