Esrarlı Aşk
resim değil
muhitin esrar mevkiinde
sarı kız sarmış üç genç
sorsan
duman duman ateş bacayı sarmış
bak feleğin işine
zira
onlar halâ ağlatanın adını aşk sanıyorlarmış
gözyaşları kebze keyf
tövbeler olsun dalga dalga durdu dimağım...
gizlemedi ''hadi sor ''dedi
dedi ki ''kederim aşk yenge''
ve dedi ki
''oğlum çek bir kirmeee...''
şaştım
belli ki
hudutlarında mevlâm kayrı
beyinler başıbozuk sarhoş
derman aklın fukaraları
sahip kılan
ağlatanın adı aşkmış
ne müptezel sancı
beden helâk
üryan ruh
binbir bahanede güzideler dizilmiş gözlerine
ve nasıl da dumur gözler ...
dedim ki
''bir yanlışlık olmalı
hiç derde salar mı aşk adamı ? ''
lakin
ne çare
ağlatanın adı dem vurmuş
geceye ve gündüze...
yazık
mistik kokulu dağın uçurum çiçekleri
helva sarmış dillerine
ah keşke
geç olmadan varsalardı gerçek aşka
ve bilselerdi
aşk uçsuz bucaksız
yalnızca endamı hayâl
duymaz
nefes
feryat
ahh
ah
esrarlı aşka böylesine yanmazlardı...
Şiirimi Gün'ün incilerine seçen değerli seçki kurulunun emeğine saygı ve sevgilerimle