Eyla
Gözlerin zümrüte çalardı
Çaldığım her kapıyı gözlerin açardı...
Gaybden bir fırtına koptu kopacak eyla
katığımızı tükettiğimiz gün geldi
Çamurdan bedenlere
kötü ruhlar üfürülmüş demdir bu
tavına gelmiş demirden hazırız vurulmaya
fizan değilki gittiğin
ve ömür dediğin göz açıp-kapamak
ötesi hala ayrılık eyla...
Garpden bekliyorum seni eyla
bir gün batımı
akşam üzeri serinliği
kırıp bağlı olduğun prangaları bir bir
zümrüt yeşili gözlerini
ve ellerini
sır gibi gizleyip
sol memenin altında beslediğin umudunu
sevdanın hatrına kopup gelsen eyla...
Sonra kırk gün kırk gece sürsün
kırkından sonra tutulduğumuz
elimizi şakağımıza götürüp
düşünmek günah
korkarsam cehennemler yaksın
her çıkmaz sokak evim
hiç bitmez yol sensin
ve herkese anlatacağım hikayemsin
bana bir masal yaşatır mısın eyla...
27 Ağustos 2013