Eylül'e_1
Hiç yaşamadık oysa o masum düşleri,
bir bardak suyu yudumlayamadık işte.
Ne bileyim sıradan şeylerimiz olmadı bizim.
Sıradan şeylerle sevdalanamadık.
Hayata hep en derin manalarda başladık;
sonra manalar yitirince manasını düşlere daldık.
Sırtımızı dönüp gittiğimiz anlar
bir bıçak ağzı kadar şakayı unutmuş olsa bile
sıradan şeyler yaşayamadık.
Rüzgar yüzümüze çarptığında
gözlerimizi kısıp seyredemedik işte o masum yüzleri.
Gördüğümüz yüzler sıradan değildi.
Yemek yerken suyu istemedik birbirimizden.
Dalıp dalıp gitmelere bıraktık yarınları.
Bizim hiç yarınlarımız olmadı örneğin.
Planlı işleri başaramadık.
Ne bileyim işte sıradan şeylerimiz olmadı.
Sıradan şeylere alışamadık.
Radyo sesi duyduğumuzda sıradaki şarkıyı paylaşamadık.
En karmaşık şiirlerde aradık kaybettiklerimizi.
Bir kitabı bile paylaşamadık değil mi?
Sahi bizim hiç gülüşlerimiz olmadı
yaz akşamlarına bir meltem gibi düşen.
Yüzümüz hep hüzünlere karıştı.
İşte bu yüzden bizim sıradan şeylerimiz olmadı.
Sırf bu yüzden biz aşkı yaşayamadık.
Aşk bittiğinde yası sıradanlaştıramadık Eylül.
(Eylül'de Hüzün)