Eylülüm Gitme!
Dengesiz mevsimin solgun yüzü,
Burkulup, incinmiş, içi buruk mu buruk.
Mayasında hüzünle yoğrulmuş,
Mahzun, ürkek, bazen de deli...
Hoş geldin canım hoş geldin...
El âlem tersleyip git dese de,
Benimle kal sen yine de gitme!
Başucumda kulağıma şiirler bestele...
Koptu takvimlerden bak yapraklar,
Ayrılmadan vuslata erdik yine.
Sende doğmuş, senle yoğrulmuşum,
Damarlarıma mı işledin ne?
Söze gerek olmaz yeter bir bakış.
Gözyaşın kirpiğinin ucunda bilirim.
Sevinç yürekte kanadı kırık kalmış,
Acıyı kızılcık şerbeti diye alıp içmiş.
Gökten şaşalı bir yıldız tuttum,
Senin bahtına, senin niyetine...
Bilmem artık düşer ya da söner misin?
Ne yaparsan yap ama ölme sakın!
Önün kış kendine iyi bakasın.
Fırtınalarla boğuşup, dökerken yaprağını,
Yaza, bahara mahcup olmayasın.
Eğilmesin hep dik dursun dalların.
Gül hep, sen yine de benim yerime.
Her renk bezensin doğa kızıllığınca.
Sendeki güneşi kim sevmez?
Hele bir de onca poyrazdan sonra...
Yine bana şarkılar mırıldan,
Fallar tuttur biçare yıldızlardan.
Yağarken de arada güneşe izin ver,
Gökkuşağı salınsın meydandan...
Eylülüm gitme, gitme canım ya!
Ben sendeyim, senleyim anlasana.
Gitsen de herkesten, her yerden,
Benden, yüreğimden GİTTİN SANMA!
09.09.2009