Fahişe Ve Eşkiya
Karanlık gecelerin koynunda barınır,
Fahişe duygular
Sonra
Nemli bir rutubet kokusu yayılır ortalığa
Ve havada bir melodram
Ondandır ki her gece,
Bir fahişe doğurur bu hava.
Ardından
Hoyrat bir rüzgâr savrulur kafkaslardan
Eşkiya bir yürek firar eder ten beyazı fahişeye
Ve intikam çanları çalındığında
Fahişenin kollarında bulur eşkiya kendini
Sarılır eşkiya, sarılır sımsıkı!
Tüm vahşetiyle...
Savunmasız ve korunmasızdır artık fahişe
Bin çığlığı...
Bir eşkiya suskusuna yenik düşmüştür
Ve suskusu olmuştur fahişenin son çırpınışları
Çığlıklarsa boşuna
Her şey bitmiştir artık
Kır bir atın terkisine yüklenirken tüm utançlar
Vakurlu...
Bir o kadar da amiyane...
Ve zamanın çirkef yüzüne dalarken gözleri
Kirpiği bir ok gibi saplanır yüreğine
Her saplanışında yüreğinden
İki damla kan süzülür acı ile
Her acı bir çığlık oluşturur dudağında
Tıpkı martıların tiz çığlıkları gibidir bu
Bazılarınınsa
(O)nur diye övündükleri
Kuru bir ağacın kovuğuna gizlenmiş
Utançlarıdır aslında!
U t a n ç l a r ı...
_Kardelen_