Fecre Tutulsam // Ey Yâr ...
Yine bana mı kaldı?
Mevsimlerin kimsesiz yükü
Güruh gücenir, Fecre tutulsam!
Arkamdan o güruh seslenir
Yalnızlığıma koşsam...
Epey özenirdim ormanlara
Elma sapında basiretim kaldı
Uğruna hilaller yaktığım,
Gülün dalıydı...
Şimdi bakıyorum da;
Herkesin ağzında lokma gibi çiğnenir olmuş, Aşk!
Alnımı dudaklarına dayayıp da Torosların
?Aşkrostiş? işlemek isterim karlı gözlerine
Benzimde fışkınlaşırdı Türkmen umutlar
Galata kulesinde bekler -netameli ifrit-
Habire mübadele sevdalara metres...
Bülbül kanıyla yıkamış beyaz gülü
Aşk için...
Ve o yar...
Bir kez dokunsa kulağına
O duygu topağına
Hala yankılanır vücudunda
Şu garibin dinmeyen serenadı
Revnak yakamozlarla duruladım
Mecalsiz izdüşümünü...
Sinemdeki damarlarımı kuruladım...
Aşkta canım yanar, Ayrılıkta gözlerim kanar
Sevda suyunda, turnusol kâğıdı misali
Mordan yeşile
Al al olurum
Düşünürüm her zaman...
Mevzuu vuku bulmaz ki;
Anlar mı ki gerçek sevgiyi?
Bütün mübalağalardan sıyrılıp
Kalbimi versem eline...
Şair büyüğüm Cemal Mıhçı'ya katkılarından dolayı teşekkür ederim...